Yineara uzadı. Bunun açıklanmayacak bir nedeni yok; zaman yetmiyor asıl yapmak istediklerimize. Çok düşkün olduğum köylülerimle - zaten çoğu, belki de hepsi akrabam olan o benzersiz köylülerimle – iletişim kuracak daha pratik bir yol olmadığından bu siteyi dertleşme odası gibi algılıyordum epeydir. “Dertleşme odası”ndan uzaktım çoktandır.
Nüfus hareketlerinin (demografik aktivitenin) en çıplak görüldüğü yerlerin başında gelir bizim köy. Önceleri de hiç azımsanmayacak ölçüde, fakat 1970’ten itibaren belirgin biçimde bizim köyleyakın kentsel merkezler arasında yaz-kış artan göçler, araya yeni ekonomik/teknolojik olgular girdikçe zaptı zor bir ırmak oldu. Artık kentlerarası, kentler ötesi, ülkelerarası gel-gitler olağanlaştı.
Bütün bunlar, 1970’ten sonra, o dönemin kanaat önderlerinin dilinde bile“Mişelli artık bir tatil köyüdür” biçiminde özetleniyordu. Düşünsenize: Türkiye’de, o dönemde, “tatil köyü” kavramı, sadece kavramsal olarak terminolojide daha yeni yeni yer arıyordu kendisine.
Tahmin ediyorum ki şimdi aramızda kimileri bu “tatil” yerinin tarıma uygun kesimlerinde yine de başka uğraşları zorluyorlardır.Öyle de olsa, kış günlerinde neredeyse terkedilmiş bir ruh çöküntüsüyle kendi ruhuna göçeden köy, yaz gelince birden insan yoğunluklu bir yüz takınıyordur. Sadece bizim köyeözgü de değil; öyle sanırım ve duyarım ki Anadolu’da birçok yerleşim noktası aynı yazgıyı-çizgiyi paylaşıyor.
Üç mevsim boyuncakendisiyle başbaşa kalan, hafiflemiş, uçarı, küçük bir coğrafikalan, yaz günlerinde üzerine çullanan bir ağırlığı nasıl kaldırır, hiç kestiremiyorum. Su başta olmak üzere, yollar, asla otopark olarak düşünülmemiş, ata/katıra ayarlı eski küçük meydanlar, ancak üç-beş kızın kadının sıraya girmesi hesabıyla şırıldatılmış eski pınarlar, odalar-ayvanlar bu ağırlığı nasıl çeker; asla bilemiyorum.
Fakat bir şeyi iyi biliyorum: Kapılar eskisi kadar rahat tıklatılmasa da, ekmek kokusunu alan komşulara pişenin yarısı dağıtılmasa da, yeni teknolojik araçlarla başbaşa tuhaf bir yalnızlığı farketmeden büyüyen bir kuşağa pek bir şey ifade etmese de, Mişelli köyü, kişilerden bağımsız toplumsal ruhunu mutlaka şahlandırıyordur. O ortak ruh bir yerden mutlak fışkırıyordur.
Sadece o ruhu diriltmek için bile olsa orada toplanmaya, şenlikler planlamaya, yaz buluşmalarını ruhani bir vakarın rehberliğine bırakmaya, düğünleri kollektif bir üretimin parçası saymaya değmez mi?
Hepinizin, tazelenmiş bir “Mişellilik” aşısıyla güz günlerine döneceğinizi bugünden görüyorum. Hiç eksilmeyen bu toprak ve kültür aşkınızın daim olmasını diliyor, aşkınıza ihanet etmediğiniz için sizi gönülden kutluyorum.
0#3HÜSEYİN ERCAN2010-07-21 00:50Değerli ağabeyim,ne hikmetse bu Mişelli ruhu çok farklı.Bizleri buraya aşık eden bir etken var ma ne?Şairin dediği gibi'haydi Abbas vakit tamam'.Bzilerinde yine köye gitme vakti geldi.Haydi hep beraber Mişelliye…SAYGILARIMLAAlıntı
0#2Ali OGUZ2010-07-17 11:49Mustafacığım, Köyle ilgili bugüne kadar yazdığın hemen hemen tüm yazılarda olduğu gibi bu son yazında da köyümüze büyük bir özlem içinde olduğun hissettim. Kullandığın güzel üslubunla daha nice eserler vereceğinden eminim. Köyümüzden göçen yeni nesle ancak senin gibi üstatların kaleminden aktarılacak kültür aşkıyla köyümüze, toprağımıza ve tarihimize olan bağ sağlanabilecektir inancındayım. Mustafacığım, benim de öbür dünyaya göçenlerin anısına yazdığım yazıyı umut ediyorum ki sen de en az benim senin yazılarından aldığım keyif ve mutlulukla okursun. Sevgilerimle.Alıntı
0#1HIDIR GEDİK2010-07-16 16:32Sevgili abi;Mişelli suyunu içen,o toprağın nimetlerini yiyen,Büyüklerinin bıraktığı en değerli sermaye olan saygıyı alan mişellili;ne o aşktan vaz geçer, ne de Mişelli sevdasında.Sygılar sunuyor,yazılar için teşşekkür ederiz.Hıdır GEDİK.Alıntı
Yorumlar
Köyle ilgili bugüne kadar yazdığın hemen hemen tüm yazılarda olduğu gibi bu son yazında da köyümüze büyük bir özlem içinde olduğun hissettim. Kullandığın güzel üslubunla daha nice eserler vereceğinden eminim. Köyümüzden göçen yeni nesle ancak senin gibi üstatların kaleminden aktarılacak kültür aşkıyla köyümüze, toprağımıza ve tarihimize olan bağ sağlanabilecekt ir inancındayım.
Mustafacığım, benim de öbür dünyaya göçenlerin anısına yazdığım yazıyı umut ediyorum ki sen de en az benim senin yazılarından aldığım keyif ve mutlulukla okursun.
Sevgilerimle. Alıntı